İzmir çevresinde gezilecek yerler, hem doğa, hem tarih, hem de deniz tatili sevenleri mutlu edecek kadar zengin ve çeşitli. İzmir’de yüzünüzü hangi rotaya çevirirseniz çevirin kadim geçmişin mirasını gözler önüne seren antik kentler ve tarihi yapılar en fazla 50 km uzağınızda kalıyor. Bu rotaların kimisi sizi Ege’nin en güzel kıyılarıyla buluştururken, kimisi en fazla yarım saat uzaklıkta kalıyor.
İster araç kiralayıp gezin, ister aracınızla gelin veya toplu taşıma kullanın. Her biri başlıbaşına gelmeye, kalma değer bir tatil rotası. Bu yüzden İzmir’e tekrar tekrar gelin. İster verdiğim rotaları kapsayan tatil planlayın ister adı geçen yerlerin her biri için gelin, İzmir sizi mutlu edecek, tadını size hissettirecek bir şehir.
Begonvil, sardunya ve hanımelilerin süslediği iki katlı cumbalı taş evleriyle Alaçatı, Avrupa kasabası görünümüyle insanda hayranlık uyandıran bir yer. Alaçatı’ya özgü kesme taşlardan yapılmış evlerin mimari dokusu kasabaya harika bir karakter veriyor. Son birkaç yılda yaratılan tüm güzellikler nedeniyle Alaçatı’nın kışın sekiz bin olan nüfusu yaz döneminde elli bine ulaşıyor.
Arnavut kaldırımlı dar sokakların iki yanına göz alıcı şık butikler, yerel zenginliği gözler önüne seren antikacılar, Ege’nin en nadide yemeklerini sunan restoranlar ve sıra dışı cafeler sıralanıyor. Alaçatı’nın her köşesi farklı bir renkte. Sokaklarında dolaşıp kaybolmak iyi fikir. Türkiye’nin en güzel sokaklarından Hacı Memiş, Alaçatı’nın en gözde sokağı. Her gittiğimde eski ve yıkık binaların restore edilip, yeni mekanlara dönüştürülmesiyle burası büyümeye güzelleşmeye devam ediyor.
Eski köy evlerinden dönüştürülen butikler otellerin her birinin ayrı bir karakteri, tarzı ve dokuzu var. Türkiye’nin en iyi butik otellerinin birçoğu da burada. Salbakos Heraklia Otel benim tavsiyem.
Alaçatı deniz kenarında değil, ancak aracınızla 15 dakika yol aldığınızda nefis koylar sizi bekliyor. Alaçatı çark Plajı, Delikli Koy, Çeşme Ilıca Plajı gidebileceğiniz en iyi plajlar.
Alaçatı, doğal zenginliklerini tanıtma amacıyla her yıl nisan ayında Ot Festivali düzenliyor. Alaçatı’ya özgü otlarla yapılacak birbirinden leziz yemeklerin yanı sıra ödüllü ve eğlenceli yarışmalar düzenleniyor. Denk gelirseniz bu tarihte her yerin çok kalabalık olacağını aklınızda bulundurun.
Alaçatı gastronomi açısından oldukça geniş bir yelpazeye sahip. Deniz ürünlerinin ayrı bir yeri var. Lagos, çupra, kalamar, ahtapot zevkinize göre tadabileceğiniz ürünler. Alaçatı’da sakızlı dondurma yiyerek serinlemenin keyfi ise bir başka. Damla sakızlı macun, sakız reçeli, el emeği göz nuru takılar, kurutulmuş çiçekler, kokulu sabunlar ve bitki çayları alınabilir.

